DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 9°C
Az Bulutlu

Atama Bekleyen 550 Bin Sağlıkçıyı Temsilen, TBMM’de 81 İlden Gelen 550 Sağlıkçıyla Ağırladı

Sağlık Profesyonelleri Platformu TBMM’de atama bekleyen sağlıkçıların sesi olmaya devam ediyor. Sağlık Profesyonelleri Platformu her sağlık branşından temsilen 550 sağlıkçıyla Aras Ali Altıntaş ve Prof. Dr. Tülin Düger koordinasyonunda, Milletvekili Prof. Dr. Sefer Aycan ev sahipliğinde TBMM’de kadro için ses olmaya çalıştılar.

Atama Bekleyen 550 Bin Sağlıkçıyı Temsilen, TBMM’de 81 İlden Gelen 550 Sağlıkçıyla Ağırladı
04.02.2019
4.584
A+
A-

TBMM’de bugün toplanan atama bekleyen sağlıkçılar, Sağlık Profesyonelleri Platformunca hareket 550 sağlık profesyoneli Milletvekili Prof Dr Sefer Aycan evsahipliğinde TBMM’de seslerini duyurmaya çalıştılar. Aras Ali Altıntaş’ın koordinatörlüğünü gerçekleştirdiği toplantının açılış konuşmasını Sağlık Profesyonelleri Platformu adına Tülin Düger yaptı. Türkiye’nin 81 ilinden gelen sağlıkçılar, toplantının sonunda branşları adına söz alanlar bölümlerinin sıkıntılarını dile getirdiler. Acil tıp teknisyenliği, Yardımcı sağlık personelleri (ebe-hemşire-sağlık bakım teknisyenliği), Acil yardım ve afet yönetimi (lisans ve önlisans), Çocuk koruma ve bakım hizmetleri, Denizci sağlığı, Engelli bakımı ve rehabilitasyon, İş sağlığı ve güvenliği, Laborant ve veteriner, Laboratuvar teknolojisi, Nükleer teknoloji ve radyasyon güvenliği, Nükleer tıp teknikleri, Otopsi yardımcılığı, Patoloji laboratuvar teknikleri, Perfüzyon ( lisans ve önlisans ), Sağlık bilgi sistemleri teknikerliği, Ameliyathane teknikerliği, Sağlık turizmi işletmeciliği, Tıbbi tanıtım ve pazarlama, Ortopedik protez ve ortez teknisyenliği, Antropoloji, Radyoloji Teknikerleri, Ergoterapi, Optik ve akustik mühendisliği, Anestezi teknikerliği, Çocuk Gelişimi, Çevre sağlığı (tekniker ve teknisyen), Sosyal çalışmacılar, Tıbbi Sekreterler, Yaşlı bakım teknikerleri, Eczane Hizmetleri, Psikolog, Diyaliz teknikerleri, Tıbbi sekreterler gibi branşlar TBMM’de bölümleri ile ilgili şikayetleri dile getirdiler.

Toplantının açılış konuşmasını Tülin Düger yaptı ve konuşmasında şu cümlelere yer verdi:

“Sayın vekilim, Sağlık Profesyonelleri Platformu’nun değerli üyeleri, değerli basın mensupları. Ben de sayın vekilime konuşmamın başında da sonunda da, her cümlesinde çok teşekkür ediyorum bize burada ev sahipliği yaptığı için ve kamuoyunda sesimizi duyurmamızı sağladığı için. Bu konudaki destekleri karşısında şükranlarımız sonsuz. Biz bugün burada Sağlık Profesyonelleri Platformu olarak, Türkiye’nin 81 ilinden 550 bin sağlık profesyonelini temsilen 550 kişi, belkide daha aşkın, şu an tam sayıyı bilemiyorum ama bu kadar kişiyle yetkililere sesimizi duyurmak ve kamuoyuna beklentilerimizi karşılamak adına bir araya geldik. Sağlık Profesyonellerine ait 11 sivil toplum kuruluşu 2017 yılında ilk kez bir araya geldi ve mesleki istihdam, kamu ve özel sektörde özlük hakları, mesleki haklar ve sınırlar, sertifikasyonu sonlandırma, sağlık alanında iş gücü planlaması, artan mezun sayısı, eğitimde kalite ve sağlıkta taşeron sistemi konularında ortak hareket etme kararı aldılar. Bugün de platformun, Türkiye’nin sağlık alanında etkin, yetkin, sivil ve ortak sesi olma amacıyla çalışmalarını sürdürmekteyiz. Değerli katılımcılar, tüm bakanlıklar ve kurumlar 2019 yılında alacakları personel sayılarını ve atama tarihlerini açıklamışken Sağlık Bakanlığı henüz bu sayıyı kamuoyuyla paylaşmamıştır. 2019 yılında alınacak toplam sağlık profesyoneli sayısı ne olursa olsun, 550 bin atama bekleyen kişinin beklentilerini elbette karşılamayacaktır. Bizler 550 bin sağlıkçının bir anda kamuda istihdam edilemeyeceğini çok iyi biliyoruz. Fakat en azından Sağlık Bakanlığı’nın yapacağı atamalarda, 39 branşın tamamına adaletli, dengeli bir şekilde yer vermesini ve 2019 yılı için ilk etapta en az 30 bin kişilik bir alım gerçekleştirilmesini talep etmekteyiz. Bu arada 2018 yılı atamalarının da henüz tamamlanmamış olması neredeyse 9 aydır güvenlik soruşturmasının tamamlanmasını bekleyen sağlık profesyonellerinin olması da üzüntümüzdür. Bu sürecin bundan böyle hızlandırılması yetkililerden talebimizdir. Bu atama sayıları elbette 550 bin atama bekleyen sağlık profesyoneline çare olmayacaktır. Bu durumda asıl yapılması gereken bundan sonraki süreçte; liselerde, yeni açılan üniversitelerde mezun sayısının birikmesine engel olunmasıdır. Her yıl ortalama 80 bin yeni sağlık profesyoneli bu rakamlara eklenmektedir ve önlem alınamaz ise bir kaç yıl içinde bu sayı milyonlarla ifade edilecek duruma gelecektir. Pek çok bölümün yaşadığı meslek tanımı eksikliği ya da olmaması sorunun çözülmesine, sağlıkta sertifikasyonun önüne geçilmesi, herkesin kendi yetkinlik alanına göre istihdamının ve çalışmasının sağlanması, yaşanan bir çok adaletsizliğin önüne geçecektir. Toplam atama sayısı ne olursa olsun, içinde kendine yer bulamayan bölümlerin bir çoğunun yaşadığı sorunların başında bunlar gelmektedir. Öte yandan Sağlık Bakanlığı 613 sayılı KHK ile belirlenen 45a yöntemiyle istihdam gerçekleştirmektedir. Bu yöntem diğer bir adıyla 4+2 sistemidir ve atanmış personelin 6 yıl aynı yerde çalışmasını öngören ve mazeret tayinlerinin düzenlenmesini bu yöntem atanmış olan personelin bir süre sonra istifasına neden olmaktadır. Sağlık Bakanlığı, bu yöntem ile ihtiyaç bulunan yerlerde personel teminin sağladığını düşünse de mazeret tayinlerine bağlı yer değiştirmelerin olmaması nedeniyle daha fazla personelinin istifa yoluyla kaybetmektedir. Bu yöntemin hem Bakanlığa hem çalışan sağlık profesyonellerine hiç bir faydası yoktur. Bakanlığın bu yöntemi tekrar gözden geçirmesi ve bununla birlikte kamu dışı çalışan aile sağlığı elemanları, vekil ebe, hemşire personeli ve ayrıca 4B sözleşmeli personellerine bir çözüm üretmesi gerekmektedir. Aynı işi yapan, aynı ünvana sahip personeller arasında bu kadar çok çeşitlilik olması iş barışını bozmakla birlikte işleyişi de aksatmaktadır. Sağlık Profesyonelleri Platformu olarak bizler bugün Gazi Meclisimizde olmanın onurunu yaşıyoruz. Biz ülkemizin geleceğine umutla bakıyoruz ve bu umutla yapılacak tüm çalışmalara bütün gücümüzle destek vermekten onur duyarız. Bize bu fırsatı veren saygıdeğer vekilimiz Prof. Dr. Sayın Sefer Aycana ve her daim sağlık profesyonellerinden desteğini esirgemeyen Milliyetçi Hareket Partisi’ne şükranlarımızı sunuyoruz.”

Prof. Dr. Sefer Aycan: “Sağlık Bakanlığı’nın Bu Sesi Duymasını İstiyorum”
Değerli meslektaşlarım, Platform Başkanınızın taleplerini, isteklerini hep birlikte dinledik. Bir kez daha hepinizi saygı ile selamlıyorum, hoşgeldiniz şeref verdiniz. Keşke daha güzel bir nedenle, daha güzel bir neşeli sebeple bir araya gelmiş olsaydık. Görüldüğü gibi çok ciddi bir sorun var, bugün Sağlık Profesyonelleri Platformu’na üye veya kapsamındaki meslek mensupları olarak 550 bin kişiyi temsilen özellikle seçilmiş 550 kişiyle bir aradayız ve en temel sorun olarak da atama beklediğinizi biliyorum. Tabi bunu destekliyorum ve buradan defalarca da sesleneceğim, sonrasında da yapacaklarımı anlatacağım, bu talebi Sağlık Bakanlığı’na ileteceğiz. Sözlerimin başında belirtiyorum, Sağlık Bakanlığından bir an önce 2019 yılı kadrolarını ilan etmesini ve bir an önce sağlık çalışanlarını atamasını bekliyorum. Sağlık Bakanlığı’nın bu sesi duymasını istiyorum.

“Sağlık Hizmeti Ekip İşidir”
Değerli meslektaşlarım, aslında farklı zamanlarda farklı şekillerde zaten bu konuda çalışıyoruz. Bu başka bir adım, yoksa ben bu konuyu TBMM’nin Genel Kurulu’nda da bu konuyu bir kaç defa gündeme getirdim. Konuyu YÖK’e de planlama açısından yazdık, Sağlık Bakanlığı’na da yazdım. Bir kez daha yazacağız, bir kez daha buradan gür bir şekilde sesleneceğiz ve inşaallah Sağlık Bakanlığı bu sese cevap verecek diye bekliyorum. 550 bin sağlık çalışanının atama bekliyor olması çok ciddi bir sorun. Bu sorun bir plansızlığın göstergesidir. Şimdi bu rakama nasıl geldi, neden böyle bir rakam ortaya çıktı? Biraz bu konu üzerinde konuşmak istiyorum ama sözlerimin başında da şunu söylemek istiyorum ki sağlık hizmetleri bir ekip işidir. sadece doktor, uzman doktor istihdam ederek sağlık hizmeti verilmez. 1960’lardan beridir kabul edilen bir anlayış vardır ki sağlık hizmeti bir ekip işidir. Dünya Sağlık Örgütü olaya böyle bakar, onun dışında Temel Sağlık Hizmetleri Bildirgesi, 1978 yılındaki bildirgede sağlık hizmetlerini bir ekip hizmeti olarak görür. Biz bir ekibiz; hastanede ekibiz, sağlık ocağında ekibiz, toplum sağlığı merkezinde, aile hekimliğinde bir ekibiz. Ekibin herhangi bir üyesi olmadığı zaman orada sağlık hizmeti üretilemez. Onun için, sadece uzman hekim, tekrar tekrar vurguluyorum, ben bir uzman hekim olmama rağmen söylüyorum sadece uzman hekim istihdam edilerek sağlık hizmeti üretilemez. Ekibin her üyesine ihtiyaç vardır. Bu yüzden aslında farklı sınıflamalarda yapılıyor. Dünya Sağlık Örgütü, sağlık mesleklerini genel bir sınıflamayla 29 mesleğe ayırıyor ama bunu detaylı sınıflandırdığı zaman 129 meslek ediyor. Mesela teknisyenler veya teknikerleri tek bir aldığınız zaman bir grup gibi ama o kadar çok teknisyen veya tekniker grubu var ki ben şu an sayısını bilmiyorum. Her şeyin teknisyenliği ve teknikerliği var. Röntgen teknisyeni, diyaliz teknisyeni, çevre sağlık teknisyeni ve teknikerleri gibi liste uzayıp gidebiliyor. Onun için ekibin hepsi önemli. Bunların bir kısmının, görev tanımı bile yapılmadan okullar açıldığını ve sizin bu okullarda okumak durumunda kaldığınızı da biliyorum. Bu da bir planlama hatasıdır, birbirinden haberi olmayan uygulamalardır. Nedir sorun? YÖK, program açıyor, Sağlık Bakanlığı’nda karşılığı yok. Ya da YÖK program açmış, 657 sayılı kanunda muhatabı yok. Bunlar hepsi ne kadar keyfi veya ne kadar plansız programsız yönetildiğimizin de göstergesidir. Mutlaka sağlık meslekleri kanununda 1219 sayılı kanunda bir düzenleme yapılması gerekir. 1928 yılında yapılmış olan sağlık meslekleri kanununda, en son 2012 yılındaydı galiba, bir takım eklemeler oldu ama hala bir çok meslek yok, bunun yapılması lazım. Ve 657 sayılı kanunda da düzenleme yapılması lazım. Sağlık mesleklerinde olmayan mesleklerin tanımlarının yapılması lazım.

Rekor İşsizlik Oranları
Bunun dışında diğer sağlık hizmeti veren kurumlarda da bu tür düzenlemeler yapılması lazım, mesela üniversiteler kanununda da düzenlemeler yapılması lazım. Sağlık meslekleri kanunu, 1928 yılında çıkmış bir kanun, düzenleme yapılması lazım. Ben de bir dönem Sağlık Bakanlığında yöneticilik yaptım, çalıştık, benim bir taslağım var ama çıkarmaya ömrüm yetmedi, bir çalışmam var. Ama bunun bir an önce tüm meslekleri de kapsayan bir kanun haline de getirilmesi lazım. Türkiye’de ikinci önemli bir sorun, işsizlik sorunu. Türkiye’de genel işsizlik oranı %11. Yani 3,5 milyon insan işsiz. İş arayan ve iş aramasına rağmen işsiz kişilerden bahsediyorum. Fakat daha kötüsü yüksek öğrenim görmüş kesimlerde işsizlik %27. Yani yüksek okul bitirmiş, fakülte bitirmiş gençlerde işsizlik oranı %27. Mühendisler işsiz bu ülkede, sosyal bilimciler işsiz ve en çok iş bulma imkanı olarak gösterilen sağlık mesleklerini de bu hale getirdiler.

“Özel Okullar Açıldı ve Maalesef Hemşireler Kullanıldı”
İstihdam edilme olasılığı en yüksek sınıf sağlık meslekleriydi fakat son yıllarda sağlık meslek yüksek okullarında veya sağlıkla ilgili fakültelerde plansız bir şekilde her yere okul açıldı, özel okullar açıldı ve en çok da hemşireler maalesef kullanıldı diye düşünüyorum. Önce hemşirelik lise programıydı, liseden mezun olan hemşirelerimize hemşirelik veriliyordu ve özel sağlık meslek liseleri açıldı, ilk etapta bu kardeşlerimiz, bu gençler bence dolandırıldı. Yıllık 30 bin lira paraları alındı, sonra bir hemşire fazlalığı oluşturuldu, en kötüsü de sağlık meslek lisesi mezunlarına, hemşirelikleri ellerinden alındı, yardımcı hemşirelik haline getirildi. Bu utanç verici bir uygulamadır. Ve sonrasında tamamen dolandırılmıştır, bu gençler aldatılmıştır diye düşünüyorum. Günahları boynuna, bunu yapanlar, bunun hesabını vermeleri lazım. Sonra yüksek okullarda ve fakülteler bünyesinde öğrenciler alındı. Hatta bir kısmınız biliyorum ki özel okullara gidiyor, ücretle okuyorlar. Babaları bir umut kızım, oğlum meslek sahibi olsun diye yıllık 30 bin lira eğitim ücreti verdi. Ve şimdi karşınıza korkunç bir sağlık insan gücüyle çıktık. Bu tamamen Türkiye’deki plansızlığı ve programsızlığı gösterir. Gereksiz açılan okullar, gereksiz artırılan kontenjanlar bu sorunu ortaya çıkarmıştır.

“YÖK Neye Göre Kontenjan Açtığına Cevap Bile Vermedi”
YÖK’e bunu sordum “Neye göre kontenjan artırıyorsunuz?” hala bir cevap bekliyorum. 2018 yılında üniversiteye alınan öğrenci kontenjan sayısı 50 bin artırılmış. Toplam yaklaşık 1 milyon kişi üniversitelere alınmış ve şimdi bütün mesleklerde bütün branşlarda fazlalık olduğunu biliyorum. Bunun sorumlusu Sağlık Bakanlığı’dır, bunun sorumlusu YÖK’dür, bunun sorumlusu genel yönetimdir. Plansız programsız bu çocuklar, bu gençler umutları tüketilmiş ve küsmüşlerdir. Atama bekliyoruz, tabii ne kadar kadro çıkacak bu bile çıkmadı. Kaç bin kadro açılacak veya kaç bin gencimiz sağlık mesleklerine alınacak bunların hepsini göreceğiz. Tabi ki bu 550 bin ve buna eklenecek, kısa sürede sayıları 1 milyona yaklaşacak bu gençlerin sorunları nasıl çözülecek? Bu günden itibaren tekrar çağrıda bulunuyorum, bir planlama yapılması lazım. Okulların kontenjanlarının planlaması yapılması lazım. Yazık, günah! Emeğe yazık, zamana yazık, paraya yazık hepsiyle bir israf durumuyla karşı karşıyız. Ama maalesef Türkiye’de bunun planı yok, bir programı yok. Bu konuda eskiden Devlet Planlama Teşkilatı vardı, şimdi Devlet Planlama Teşkilatı da yok. İyi kötü planlayan bir devlet teşkilatı vardı şimdi o da yok. keyfi artışlar var, keyfi program açmalar var, plansız programsız açılan bu okullar ve açılan kontenjanlar bu sorunu oluşturmuştur.

“Sağlık Bie Kamu Hizmetidir. Sözleşmeli, Taşeron Doğru Değil”
Sağlık mesleklerinde, sağlık hizmetlerinde bir de şu husus var artık özel sağlık kuruluşları gittikçe artıyor. Fakat sağlık hizmetleri sunan özel sağlık kuruluşlarının bu artışına rağmen sağlık mesleklerindeki sizlerin istihdamı artmadı. Özel hastanelerin nasıl personel aldığını ve nasıl çalıştırdığını da biliyoruz. Güvencesiz ve belirsiz bir iş tanımıyla her işi yapan kişiler aranıyor. Yani mesleklere de saygı gösterilmiyor. Tabii ben zaten muhatap kabul etmiyorum, özel hastaneler ayrı bir durum, bu işin muhatabı Sağlık Bakanlığı’dır. Sağlık mesleği benim gözümde bir kamu hizmetidir, anayasamız da böyle diyor. Anayasanın 128inci maddesi diyor ki sağlık meslekleri, sağlık hizmetleri ülkenin, devletin temel hizmetidir. Devletin temel hizmetleri de memurlar aracılığıyla yürütülür. Onun için sözleşmeli, taşeron, geçici, 4B’li, 4C’li gibi istihdam modellerini de doğru bulmuyorum. Bu zamana kadar tüm atanmış sözleşmelilerin, taşeronların da bir an önce kadroya geçirilmesi lazım. Bundan sonra da sağlık personeli sözleşmeli, taşeron, geçici, döner sermaye gibi istihdam modelleriyle atanmaması gerekir.

2018’de Atananlar Hala Görevlerine Başalamadılar!
Bir diğer konu 2018 yılında atanmayı hak kazanmış sağlık çalışanları, sağlık meslek mensuplarının hala göreve başlamayanları var. Bunların durumuna da Sağlık Bakanlığı bir an önce açıklama yapması gerekir. Bunu da Sağlık Bakanlığı’na yazdık, bu konuda da düzenleme bekliyoruz. Ama söylediğim gibi genel bir planlama yapılması lazım, insan gücü planlaması lazım, kadroların ona göre oluşturulması lazım, görev tanımları yapılması lazım. 1219 sayılı kanunda düzenleme yapılması lazım, ama en önemlisi bugün buraya toplanmamızın da en önemli sebebi 2019 yılında Sağlık Bakanlığı’na alınacak kadroların bir an önce açıklanmasını bekliyoruz. Bu toplantımızın esas amacı da bu. Buradan Sağlık Bakanlığına bir kez daha sesleniyorum, bir an önce kadroları açıklayın ve bu gençlerin beklentilerine cevap verin. Ben bunun mücadelesini yapmaya devam edeceğim. Bu zamana kadar dediğim gibi yaptım, bugünden itibaren bu toplantıdan sonra da tekrar Sağlık Bakanlığı’na yazarak ve düşüncelerimizi isteklerimizi yazılı olarak da göndereceğim. Hep birlikte bunun takipçisi olacağız, inşaallah sorunlarımızın çözüldüğü daha huzurlu, daha mutlu, daha faydalı günlerde bir araya geliyoruz diye düşünüyorum. Hepinize saygılar sunuyorum, teşekkür ediyorum.

Prof. Dr. Sefer Aycan’ın konuşmasının ardından Aras Ali Altıntaş, sağlık alanında her bir branşı temsilen sağlıkçılara meslekleriyle ilgili sıkıntıları aktarmaları için söz vermesinin ardından toplantı sona erdi.

SAĞLIK VE SAĞLIKÇIYA DAİR GÜNCEL HABER VE YENİ PERSONEL İLANLARINDAN HABERDAR OLMAK İSTİYORSANIZ BİZİ   VE  ‘DAN TAKİP ETMEK İÇİN LİNKLERİNİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

Atama Bekleyen ve Çalışan Sağlık Personelleri İçin Çalmadık Kapı Bırakmıyorlar

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.