DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 3°C
Kar Yağışlı

Asgari Ücret Zammında Erbakan Hoca’yı Örnek Alın

Millî Gazete köşe yazarı Nedim Odabaş, 2021 yılı asgari ücret görüşmeleri sürerken asgari ücretlinin sorunlarını köşesinde değerlendirdi.

Asgari Ücret Zammında Erbakan Hoca’yı Örnek Alın
24.12.2020
729
A+
A-

2021 yılı asgari ücret görüşmeleri hükümet, işveren ve işçi sendikalarıyla sürüyor. Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı Ağır işlerde çalışanlara 2 bin 792 TL, orta nitelikte çalışanlara 2 bin 507 lira 70 TL, hafif işlerde çalışanlara 2 bin 339 TL’lik asgari ücret teklifi ise kamuoyunda büyük tepkiye neden oldu. Millî Gazete yazarı Nedim Odabaş, Asgari ücretlinin yaşadığı ekonomik sıkıntıları köşesinden değerlendirerek, “Komisyonun vicdanına sesleniyoruz! Erbakan Hocamızı bari bir kez örnek alın ve asgari ücretlinin yüzünü güldürün! ” ifadelerini kullandı.

Nedim Odabaşı’nın Millî Gazete’deki köşe yazısı

Asgari Ücret

Asgari ücret, çocuğuna 10 TL yol parası ve harçlık veremeyen, faturalarını, kirasını ödedikten sonra ayın 15’inde parası bitip sağdan-soldan borç dilenen, hanımına çarşı-pazara çıkacak 50-100 TL veremeyen garibin duyduğu ezikliktir. Asgari ücret, mahalle bakkalına veresiye açtıran garibin kara kaplı defterdeki çizik dolu rakamlardır. Asgari ücret, kasabın, manavın, marketin önünden geçerken cebindeki boş cüzdana kahreden garibin evinde kuru ekmeği bulduğu için ettiği şükür duasıdır. Asgari ücretli ekonomik, psikolojik bir travmayı yılın her gününde yaşar. Hiç biri geçinemez, hiç birinin geleceğe dair umudu da hayali de yoktur.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun, “Çalışana emeğinin karşılığını alın teri kurumadan verin” buyuran Resulullah (s.a.v.) Efendimizin hadis-i şerifindeki düsturu vicdanlarına koyup çalışana yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayacak bir ücret tespitini yapması şarttır.

Aslında bu komisyonu oluşturanlara asgari ücret verip bir ay geçinmeleri, kendileri için bütçe yapması istenmeli. Komisyon, geçen sene enflasyonun bir tık üstünde artış yapmış çalışanları hayal kırıklığına uğratmıştı. Çalışma Bakanı, “Çalışanları enflasyona ezdirmedik” diyor ama asgari ücretli yerle yeksan oldu, geçen yıl başında satın alma gücü 310 dolar olan asgari ücret eridi 260 dolara kadar düştü.

Türk İş’in Kasım ayı için dört kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden ‘açlık sınırı’, 2 bin 517 lira olarak belirlendi. Gıda ile giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen ‘yoksulluk sınırı’ ise 8 bin 198 lira oldu. Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ aylık 3 bin 73 lira olarak hesaplandı. Erdoğan da bir zamanlar karın tokluğuyla ilgili çay-simit hesabı yapardı. O’nun hesabına göre 4 kişilik bir aile günde 3 öğün 1 çay (1,50), 1 simit (1,75) içip yese ayda bin 170 TL harcamakta.

Asgari ücretin vergiden muaf olması, farkı işverenin değil devletin üstlenmesi, çalışana brüt rakamın tamamının verilmesi şarttır. Yapılabilir mi? Elbette… Bu yapılırsa sigortasız çalışanlar kayıt içine alınacak, en az 1.5 milyon istihdam sağlanacak, piyasaya girecek 100-130 milyar TL ile ekonomi de canlanacaktır. Çalışanlara eve gönderilerek bin 168 TL verildi, pandemide ekonomi dip yaptı, insanlarımız evlerinde bir kap yemeği bulamaz hale geldi. Çalışanlar için bu yıl asgari ücret her zamankinden daha önemli hale geldi. (Buraya parantez açıp AKP’li tuzu kuru bir milletvekilinin, “Kuru ekmek yiyen toktur” sözleriyle milletle alenen alay etmesini yazalım.)

Asgari ücret, rakamları şaibeli TÜİK enflasyonuna göre hesaplanmamalı. Bu hesaplama trajik sonuçlar doğuracak, çalışanlar hüsrana uğrayacaktır. Asgari ücret açlık ve yoksulluk sınırı dikkate alınarak, refah payı eklenerek hesaplanmalıdır. Alın terinin değerini ortaya koyan argüman asgari ücretin yüz güldürmesidir. Kaynak mesele değildir! Cennetmekân Erbakan Hocamız da çalışana, memura, emekliye, asgari ücretliye bir kalemde yüzde 100’leri aşan zam yaptığında birileri, “Kaynak nerede?” diye bağırıyordu. Öncelikle beton zihniyetine, “Duble yollarla kalkınıyoruz” masallarına son verilmeli. Türkiye yeraltı-yerüstü kaynaklarıyla zengin, fabrikalar açılırsa dinamik genç nüfus potansiyeli olan bir ülkedir. “Ağır sanayi” idealiyle açılacak yeni fabrikalarla bu potansiyel kullanılmalıdır. Teknoloji üretip, yüksek katma değer sağlayıp, ihracat yapıp zenginliğimiz artırılmalı. Bu zenginlik emeğin değerini de yükseltecek asgari ücret geçinilecek rakamlara çıkacaktır. Komisyonun vicdanına sesleniyoruz! Erbakan Hocamızı bari bir kez örnek alın ve asgari ücretlinin yüzünü güldürün! Haydi bakalım!

DİPNOT: TÜİK bizi şaşırtmadı, Ağır işlerde çalışanlara 2 bin 792 TL, orta nitelikte çalışanlara 2 bin 507 lira 70 TL, hafif işlerde çalışanlara 2 bin 339 TL’lik teklif sundu.

GÜNCEL BİLGİ VE HABERLERİMİZDEN HABERDAR OLMAK İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKLERİ TIKLAYARAK SOSYAL MEDYADAN BİZİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.